üç kısa
Kısalar Festivali, 20 dakikanın altında üreten tüm performansçıları görünür kılmayı, yeni şeyler deneme cesaretini ve yaratma hevesini taşıyan sanatçıları desteklemeyi amaçlayan bir üretim alanıdır. Festival, yalnızca sahne sunmakla kalmaz; aynı zamanda sanatçılara sınırları zorlayabilecekleri, yenilik peşinde koşabilecekleri kolektif bir çalışma alanı açmayı hedefler. Festivalden seçilen üç kısa oyun, tam da bu anlayışın somut bir çıktısı olarak, birlikte düşünme, üretme ve deneme süreçleriyle şekillenmiştir. Bu proje, Kısalar’ın niyetini, ruhunu ve sanatçılarla birlikte büyüyen yolculuğunu sahneye taşıyor.





Yapım: Kısalar/DasDas
Proje Tasarım: Aytek Şayan
Yönetmen: Fırat Aygün
Yazarlar/Oynayanlar: Beyza Elçin Işığan, Ece Yaşar, Elvan Yaz Yaşa
Yardımcı Yönetmen: Barış Kuş
Hareket Tasarım: Deniz Atlı
Müzik : Emre Şufta
Oyun Fotoğrafları: Volkan Aykaç
Proje Koordinatörü: Baran Can Eraslan
İç Ses : Yasin Çıray, Tanz Kolektif, Elvan Yaz Yaşa
Kafes : Zeynep Kuyumcu, Harun Milli, Cenkay Yılmaz, Buse Kara, Ece Yaşar
Kosmokrator : Yalım Danışman, Meltem Salduz, Beyza Elçin Işığan
Kısalar Festivali 2025 kapsamında seçilen, üç kadın karakterin öyküsünü anlatan ve her biri on beşer dakikalık üç kısa oyun; bu projede tek bir dramatik bütünün üç parçası gibi ele alınıyor. Metinler kendi bağlamlarından koparılmadan, ortak bir tema olan özgürlük kavramında buluşturuluyor. Buradaki özgürlük, yalnızca fiziksel bir kaçış değil; bedenden, dilden, geçmişten ve dayatılmış kimliklerden kurtulma arzusunun sahnedeki yankısı.
Bu üç oyun, birbirini açıklayan değil, birbirini çoğaltan anlatılar olarak kurgulanıyor. Üç ayrı hayat, üç ayrı sıkışmışlık, ama tek bir soru: İnsan ne zaman gerçekten özgürdür? Reji yaklaşımı, metinler arasındaki görünmez bağı görünür kılmaya odaklanıyor. Seyirci, üç ayrı hikayeyi izlerken tek bir yolculuğun içinden geçer gibi; parçalı ama ortak bir özgürleşme haritasına tanıklık ediyor.
Bu özel birliktelik, farklı kadın deneyimlerini tek bir ses haline getirmek değil; aksine, her sesin kendi rengiyle birlikte, özgürlüğün ne kadar çoğul ve kişisel bir mesele olduğunu duyurmak için sahnede yan yana gelmesidir.
